Ruh Sağlığı

Ruhsal Damgalama ve Bilinçlenilmesi  

Örümcek ağı kadar karışık dünya sistemin içinde kendi yolunu kurgulayıp uygulamaya çalışan insanlık, görmezden geldiği benliğiyle uyuşturamadığı öz kimliğini kıyaslamaktan aciz kalmış insanın aslında her türlü evreden geçip yeni bir oluşum sürecine girmiş olduğunun gerçekliğinden kaçmaktadır. Kimlik giydirmediği hiçbir varlık kalmamıştır fakat bu koyulan kimlikler kimine göre doğru kimine göre yanlış olsa da artık içselleşmiş ve değiştirme çabasında bulunanlar bu durumu kabul etmek zorunda bırakılmıştır. Dünyanın yeni düzeninde yerini bir türlü bulamayan ruhsal engelliler yaşadıkları sıra dışı veya normal yaşanmışlıklarını paylaşmakta dahi tedirgin bırakılmış, özgürlüklerine kelepçe vurulmuştur. Belirli terapiler, ilaçlar hastaların sağlığına kavuşmalarına katkı sağlasa da toplumun bu konulardaki cahilliği içler acısıdır. Günümüzde ruhsal rahatsızlıkların teşhisleri genellikle geç koyulmakta, bu da hastalığın ilerlemesine ve hatta geri dönüşü olmayan kronik durumlara evrilmesine yol açmaktadır. Ruhsal rahatsızlıklara yakalanan hastalar koyulan teşhisleri çevreleriyle paylaştıklarında toplumun bilinçsiz yapısından dolayı damgalanmakta ve bu damgalanma sonucu hastanın da kendi içsel damgalanmasını yaşaması kaçınılmaz olmaktadır. Bu durumun düzelebilmesi için toplumun bu konuda bilinçlenmesi gerekmektedir. Mesela, çocukluk dönemlerimizde erken teşhis için göz ölçümleri yapıldı, kişisel temizlik için diş fırçalamadan saç bakımına kadar bahsedildi ama bir şey unutuldu. Psikolojik testler ile çocukların veyahut gençlerin psikoloji konusunda bilinçlendirilmemeleri gelecek nesilde yine aynı duyarsız kuşağın ortaya çıkmasına ve buna bağlı olarak toplumsal damgalanmaların devam etmesine sebep olacaktır. Ruhsal hastalıklarda erken teşhisin ne kadar önemli olduğunda hemfikiriz. Tahmin edebiliyoruz ki gençlerimizin büyük bir kısmının sakladıkları ve kurtulmak istedikleri psikolojik sorunları var. Bu durumu iyileştirmek sizce de mükemmel olmaz mı?  Şimdiye kadar askeriye, polislik vs. gibi devlet kurumlarında uygulanan ve belki de binlerce adayın elenmesine neden olan psikolojik testler neden gençlerimizin üzerinde uygulanıp gençlerimizin sağlığı için bir iyileştirilme yapılmıyor? Kendi toplumumuzun gençliğinin psikolojik durumunu anlamak gelecekte ne kadar sağlıklı bir millet olacağımızın en büyük kanıtı olacaktır. Toplum ruh sağlığı merkezleri her ne kadar ruhsal bozukluğu kötü durumda olan bireylere yardımcı olsa da bu konuyu bir toplumsal sorun olarak değerlendirmek ve çözümlemek sosyologlara düşmektedir. Neden bu insanlar toplumla bütünleşemiyor, neden bu insanlar intihar ediyor? Bir şizofren, toplumu nasıl görüyor? Bu insanların toplumdaki rolü nedir ve ne olmalıdır? Bu kadar artış yaşayan antidepresan ilaçları neden bu kadar rağbet görüyor? Belki de bu sorularla yeni intihar türlüleri keşfedilebilir ve bunlar için yeni önlemler alınabilir. Türkiye’de ruhsal sağlığı bozuk insan sayısı milyonlarla ifade edilecek kadar fazladır. Bu bir toplum sorunudur ve bu konuda psikiyatristler ile psikologlar kadar sosyologlara da bir istihdam alanı açılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Follow by Email
Facebook
Twitter
Instagram